LİNKLER
|
Haberi Türk Haberciden al.
« Önceki | Sonraki »
2005'te başlayan SSK ve Bağ-Kur'lu hastaların özel hastanelerden yararlanabilmesine imkan veren uygulamayla hizmet veren bazı özel sağlık kuruluşları, katkı payı düzenlemesini gerekçe göstererek SSK ve Bağ-Kur'lu hastalara hizmeti durdurdu.
 Başkentte bazı özel hastaneler SSK ve Bağ-Kur'lu hastaları kabul ederken, Bayındır ve Mesa hastaneleri ise "katkı payının sınırlandırılması" nedeniyle SGK ile sözleşme yenilemedi.
Bazı özel hastaneler de SSK ve Bağ-Kur'lu hastaları, katkı payının yüzde 70'inin ödemesi halinde kabul ediyor.
"Bir araya gelmeyi beceremedik"
Sağlık İşletmeleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Altuğ, özel hastanelere ödenen katkı payının yüzde 30'la sınırlandırılmasıyla ilgili yasanın bir haftadır yürürlükte olduğunu belirtti.
Altuğ, özel hastane sahipleri ve yöneticileri olarak, yasanın sakıncalarını duyurmak ve ortak hareket etmek için bir araya gelmeyi "beceremediklerini" kaydetti.
Yasanın kabul edilmesinin ardından bazı özel hastaneler SGK ile çalışmaya devam ederken, bazılarının sözleşme yapmadığına işaret eden Altuğ, uygulamanın kamu hastaneleri ile özel hastaneler arasında eşitsizliğe yol açacağını savundu.
Altuğ, uygulamanın özel hastanelerin sağlık hizmeti vermesini olumsuz yönde etkileyeceğini savunarak, uygulamanın iptali için yargıya başvuracaklarını bildirdi.
Yasaya rağmen birçok özel hastanenin SGK ile sözleşme yapmasını eleştiren Altuğ, bu tutumlarıyla özel hastanelerin katkı payı almadan da ayakta durabileceğini ispat etmiş olduklarını kaydetti.
<****** type="text/**********">******>
Vücuda yapışan keneyi çıkarmak için en kolay çözüm yolunu Bolu İl Genel Meclis Üyesi Fahrettin Tanyar buldu. İşte ilginç kene çıkarma metodu  Bolu İl Genel Meclisi Üyesi 56 yaşındaki Fahrettin Tanyar, vücuda yapışan keneyi çıkarmak için kolay ve pratik bir çözüm yolu buldu. Fahrettin Tanyar, kenenin deriyi kesmeden ve operasyon gerektirmeden nasıl çıkarılacağını günlercede düşünerek, çözümü hava basıncında bulduğunu söyledi. Enjektörün uç kısmını bıçakla kesen ve düzgün olması için kenarlarını zımparalayan Tanyar, içine 3 damla sabunlu su koyduğunu belirtti. Daha sonra ucu kesilmiş enjektörü kenenin bulunduğu bölgeye koyarak vakum etkisi yaptırdığını söyleyen Tanyar, "Deri keneyle birlikte vakumun etkisiyle şişiyor ve yapışan kene bir süre sonra basıncın etkisiyle yapıştığı yerden çıkıyor" dedi.
MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı, “AKP kapatılır ve siyasi yasak gelirse Erdoğan bir gün bile başbakanlık yapamaz” dedi. Paçacı, ekonomik kriz ihtimalinin her geçen gün arttığını söyledi.
MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı, Anayasa Mahkemesi'nin AKP'yi kapatması ve siyasi yasak getirmesi halinde Recep Tayip Erdoğan'ın bir gün bile Başbakanlık yapamayacağını söyledi. Paçacı, “Anayasa'daki hükümler açık. Türkiye uzun süre başbakansız kalabilir” uyarısında bulundu. Türkiye'nin ekonomik olarak ciddi sıkıntılar içinde bulunduğunun da altını çizen Paçacı, ciddi bir ekonomik kriz ihtimalinin her geçen gün artığını belirtti.
MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı, Emin Pazarcı'nın sorularına şu cevapları verdi:
Soru: Bugün Türk siyasetinin içinde bulunduğu durum ne? Sizin gözünüzle ilk bakışta nasıl bir görüntü ortaya çıkıyor?
Paçacı: Türkiye şu anda kritik bir dönemden geçiyor. Türkiye'nin önünde belirsizlikler var. Öncelikle siyaseten Türkiye bir belirsiz dönemi yaşıyor. Yine ekonomik olarak da önünü göremiyor. Ekonomide de sıkıntılı bir dönemdeyiz. Türkiye'de hiçbir dönemde olmadığı kadar kurumlar arası uyumlu çalışma ortadan kalkmış durumda.
Şöyle bir değerlendirme yapılıyor: Deniliyor ki, Türkiye'de bir siyasi iktidar var, bir de devlet iktidarı var. Devlet iktidarı da siyasi iktidarla savaş halinde. Siz bu görüşü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tabii ki Anayasa'da devletin yönetimi için üç erk ortaya konulmuş: Yasama, yürütme ve yargı. Bunların birbirine üstünlüğü söz konusu değildir ve bunlar birbirleriyle de uyumlu çalışarak devleti yönetirler. Şimdi halk iktidarı dediğimiz siyaseten devleti yöneten kesim, yasama ve yürütmede hakim unsur. Yargıda ise, seçilmişlerin dışında atanmışların hakim olduğu bir sistem var. Seçilmişlerin ve atanmışların birlikte, beraberce, birbirilerinden üstün olmadan uyumlu bir şekilde çalışması gerekir. Ancak, durum bugün bozulmuş durumda. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yakalamış olduğu şans Türkiye için çok önemli hamleleri beraberinde getirebilecekken, bugün Türkiye maalesef ümitsiz bir süreci yaşıyor.
ENDİŞE VE KUŞKUYU DAĞITAMADILAR
Peki bunun tek sorumlusu Adalet ve Kalkınma Partisi mi? MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Anayasa Mahkemesi'ni siyasi karar vermekle suçladı. Türkiye'nin bu noktaya gelmesinin suçluları kimler?
Paçacı: Ülkeyi kim yönetiyorsa sorumlu odur. Ülkeyi bugün AKP yönetiyor ve AKP'nin şikayet etme hakkı yok. Eğer sen ülkeyi yönetiyorsan ve Anayasa Mahkemesi'ni değiştirecek bir çoğunluğa sahipsen hiçbir şekilde hiçbir şeyden şikayet etmemen lazım, edemezsin. Ama, efendim “Yargı benim önümü kesiyor, yargı benim kararlarıma karşı direniyor” gibi bir anlayışı kabul etmek mümkün değil. Yargı niye harekete geçti? Eğer siz yüzde 47 aldıktan sonra halen ülkenin tümünü kucaklayacak bir politika izleyemediyseniz, ülkenin bir kısmına gelecek endişesi yaşattıysanız, o zaman dengeyi kuramazsınız. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin en büyük yanlışı, daha önce RP, Milli Nizam, MSP, işte o çizgiden geldikleri için vatandaşın kendilerine karşı ciddi bir kuşkusu vardı. Bu kuşkuyu dağıtamadılar; bu kuşkuyu ortadan kaldıramadılar. Türban düzenlemesinde de böyle oldu. Eğer kendilerinden endişe ve kuşku duyan kesimde bu endişe bu kuşkuyu dağıtacak eylem ve söylemi başarabilselerdi, bugün bu noktaya Türkiye gelmezdi.
Bir tahmin yapabilir misiniz, şu ana görünen tabloya bakarak Anayasa Mahkemesi'nden nasıl bir karar çıkabilir?
Paçacı: Nasıl bir karar çıkacağını bilemiyorum, ama Türkiye bir kaosun içerisine girdi zaten. Yani, davanın açıldığı andan itibaren Türkiye kaosa girdi. Karar ne olursa olsun, kararla birlikte bu kaosun içinden çıkar Türkiye.
BELİRSİZLİK KAPATMADAN DA KÖTÜ
Daha büyük kaosa gireceği yönündeki beklentiler daha ağırlıkta.
Paçacı: Hayır, ben mevcut parlamenter sistem içerisinde çözümün üretilebileceği kanaatindeyim. Karar kapatma yönünde olursa çözümsüzlük olmaz. Neticede gene bir çözüm bulunur. Ama belirsizlik en kötü durumdur.
Peki kapatma olmaz ve karar devam yönünde olursa, Ak Parti bundan sonra rahat icraat yapabilir mi?
Paçacı: Çok büyük yara aldı. Bugüne kadar yaptığı hatalardan ders alırsa mevcut parlamento aritmetiği içinde zaten başka hükümet çıkma ihtimali yok. Dolayısıyla ülkeyi yönetmeye devam edecekler. Ama, gerek ekonomideki sıkıntılar, gerekse siyasetteki gerginlikler, kendilerinin ülkeyi daha başarılı ve iyi yönetecek bir tablodan uzak kalacaklarını gösteriyor.
Sayın Bahçeli, Ak Parti kapatılırsa, bir klonlama şeklinde başka parti ile yola devam etmesinin rejim bunalımına bile yol açabileceğini söyledi. Ne demek istedi Sayın Bahçeli? Biraz daha açar mısınız?
Paçacı: Özellikle belirsizliğin hüküm sürdüğü dönemlerde demokrasiye dışarıdan müdahaleler söz konusu olabilmektedir. Buna bir “balans ayarı” da diyebilirsiniz. Geçmişte yaşadığımız tecrübelerden yola çıkarak bunu ifade ediyorum. Buna dışarıdan bir yönlendirme de diyebilirsiniz. Yeniden siyasetin dizayn edilmesi de diyebilirsiniz. Önemli olan demokratik sisteme dışarıdan müdahale edilip edilmemesidir. Belirsizlik olduğu dönemlerde bu dışarıdan müdahale ihtimali yükselir. Bir ara rejim beklentisi de yükselmeye başlar. Ara rejime itirazlar yavaş yavaş düşer. Bütün bunlar neticede demokrasimize ve demokratik kazanımlarımıza zarar verir. Genel Başkanımızın ifade ettiği, kapatma kararından sonra siyasetin Parlamento içinde nasıl şekilleneceğidir. O şekillenecek siyasette siyaset mühendisleri veya terzilerinin dışarıdan destekle ne tür bir organizasyona girebileceği belirsizdir. Bütün bu ihtimalleri ortadan kaldırabilmek için çözümü demokratik parlamenter rejim içerisinde tutabilmek amacıyla bir normalleşme projesine ihtiyacımız olduğunu ifade ediyor. Ancak, AKP tarafından bu yanlış algılandı. Bizim MHP olarak önceliğimiz ülkemizdir. “Önce ülke, sonra partimiz” diyoruz. Ortada bir reel durum, bir kapatma davası var.
TÜRKİYE BAŞBAKANSIZ KALABİLİR
İşte o reel durum kapatma ile neticelenirse ne olacak?
Paçacı: 39 milletvekiline siyaset yasağı talebi var. Eğer kapatma kararı verilir de bu 39 kişiden bazıları siyaset yasağı kapsamına girerse, ondan sonra ne olacaktır? Mevcut Hükümet, yenisi kurulana kadar nasıl devam edecektir? Eğer dava kapatılma ile sonuçlanırsa Başbakan'ın milletvekilliği düşmüş olacaktır.
O durumda yeni Hükümet kurulana kadar Başbakan olarak devam etmez mi?
Paçacı: Hayır edemez, bu mümkün değil. Başbakanlık için milletvekilliği şart. Anayasa'ya göre şart. Dolayısıyla Erdoğan'ın Başbakanlığı düşmüş olacak. Kabinden zannediyorum beş adet siyasi yasak istenen isim var. Bakanlıklar düşmüş olacak. Yeni bir parti kurulacaksa, o parti eskinin devamı niteliği taşıyacak. Yine kapatma davası ile karşı karşıya kalacak.
Sizin ortaya koyduğunuz bu tabloda Ak Parti birliğini muhafaza edebilir mi?
Paçacı: İşte birliğini muhafaza etmesi çok zor. Bugün edebilir, ama kapatma kararından sonra etmeyebilir. Kapatıldıktan sonra birliğini nasıl muhafaza edecek? Bir siyasi parti kuracak veya toptan belli bir siyasi partiye girerek birliğini muhafaza edecek. Ancak, Anayasa'da eğer böyle bir yöntemle yeni bir parti kurulur veya yeni bir partiye girilirse o da kapatma sebebi sayılıyor.
Siz çok önemli şeyler söylüyorsunuz. Türkiye Başbakansız kalabilir mi? Cumhurbaşkanı görevlendirme yapıp, yeni bir hükümet kurulana kadar Türkiye başbakansız mı kalacak?
Paçacı: Evet, başbakansız kalacak.
O durumda birkaç ay başbakansız kalmamız bile söz konusu olabilir.
Paçacı: Evet, aynen öyle. Bir de şöyle bir durum var. Yeni hükümet nasıl kurulacak? Kim kuracak yeni hükümeti? Yani bütün bunları biz düşündük, düşünüyoruz. Onun için birtakım önerilerde bulunuyoruz. Genel Başkanımız onun için birtakım endişeleri ifade ediyor. Parti kapandı, yeni bir parti kuracaksınız, yeni partiye girecek milletvekilleri “kardeşim yeni partiye gireyim, ama bu parti de kapatılma riski ile karşı karşıya” diyebilirler. Eskinin devamı olduğu için. O zaman belki de girmeyip, bağımsız kalmaya çalışacak. Bilemiyorum, ama belki birkaç parçaya ayrılabilirler, tek bir bütün olup kapatılma ihtimalini ortadan kaldırabilmek için. Bütün bunlar belirsiz. Neyin ne olacağını bilemiyoruz.
Bugüne kadar sizin bu söylediklerinizi bu şekilde dillendiren bir siyasetçi çıkmadı.
Paçacı: Bugüne kadar hep muhalefet partileri kapatıldı. Hiç iktidar partisi kapatılmadı. İktidar ile muhalefet arasında çok büyük fark var. Hem ülke yönetiminden sorumular, hem de başka bir hükümet modeli çıkmıyor.
Siz karar ne olursa olsun kaosu sonlandıracağını söylemiştiniz. Ancak, daha derin bir kaos tablosu ortaya koydunuz.
Paçacı: Hayır, şu anda bir belirsizlik yaşıyoruz. Şu anda bu belirsizlik ne kadar sürecek belli değil, ama o belirsizlik ortadan kalktıktan sonra Parlamento içerisinde çözüm aranacak ve herkes çözüme yönelecek. Herkes çözüm arayacak.
Sizin söylediklerinize göre, bir kapatma kararı alınırsa hiçbir şey net değil. Bu durum ekonomiyi nasıl etkileyecek?
Paçacı: Net değil. Ekonomideki en kötü hal belirsiz olan dönemdir. Bu dönem iyi veya kötü belirli hale gelince ekonomi kendisini toparlar. Ben inanıyorum ki, kapanma davası neticelendikten sonra TBMM buna bir çözüm bulacaktır. Beğenen olacaktır, beğenmeyen olacaktır, ama mutlaka bir hükümet kurulacaktır. Eğer o hükümet kurulamazsa 45 gün içinde zaten seçime gitmek gerekiyor.
Peki siz İktidar'ın bir seçim kararı almasını bekliyor musunuz?
Paçacı: Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kararı ile alınacak bir erken seçimi beklemiyorum. Çünkü, milletvekilleri daha iki yıllarını bile doldurmadılar, özlük haklarını kazanmadılar. Ancak, 45 gün içinde hükümet kurulamazsa mecburiyetten seçime gitmek de bir ihtimaldir. Biz bu belirsizliği ortadan kaldırmak için bu günden AKP'ye ve milletvekillerine bir çağrı yaptık. Kurun bugün partinizi, 301 milletvekilli bir parti olsun. Hükümetinizi de kurun. 39 arkadaşınız eski partilerinde kalsınlar. Eğer kapatma olursa zaten yapacak bir şey yok, ama bu yeni parti kapatmadan etkilenmeden yoluna devam eder. AKP kapatılmazsa, o zaman iki partiyi birleştirirsiniz, gene 62. Hükümet'i kurarsınız Tayip Bey'i yeniden başbakan yapmak istiyorsanız. Yolunuza devam edersiniz. Ancak bu önerimizi Tayip Bey'e endekslendikleri için reddettiler ve tepkiyle karşıladılar.
Siz, Tayip Bey'e endeksli bir politika sürdürüldüğünü söylediniz. Anayasa Mahkemesi'nin vereceği kararla Tayip Bey'in bağımsız milletvekili olması da engellenebilir mi?
Paçacı: Sabih Kanadoğlu bir açıklamada bulundu. Dedi ki: Tayip Erdoğan 23. dönemde milletvekili olamaz. Tabii, 24. dönemde seçilebilme ihtimali olabilir. 5 yıllık süre içinde herhangi bir siyasi partiye giremez, üye olamaz, vesaire deniyor anayasamızda. Dolayısıyla 5 yıl içinde hiçbir siyasi partiyle girmeden bağımsız olarak milletvekili olabilir. Ancak, Anayasa Mahkemesi'nin gerekçesi önemli. Şahsi kanaatim, arzu etmiyorum, ama eğer AKP kapatılırsa, siyasi partileri iktidara getirecek de iktidardan götürecek de halkın olması gerektiğine inanıyorum. Biz, sürecin de böyle işlemesi gerektiğine inanıyoruz.
EKONOMİK KRİZ İHTİMALİ VAR
Çok kısa bir toparlayabilir miyiz, ekonomide Türkiye'yi neler bekliyor?
Paçacı: Ekonomi zaten yanlış yönetildi bugüne kadar. Ancak küresel likiditedeki bolluk, yapılan hataların üzerini örttü. Şimdi, dünyadaki bu likidite bolluğu ortadan kalkmaya başladı. Dolayısıyla bizim yumuşak karnımız olan cari işlemler açığı, dış ticaret açığı tehlike arz eden bir noktaya ulaştı. Faizleri artırmaya başladılar. Faizlerin artmasıyla birlikte Türkiye'deki sıcak parayı tutabilir miyiz, diyorlar. Diğer taraftan Türkiye çok yüksek oranda faiz ödüyor. Ekonomik olarak çok sıkıntılı bir dönemeyiz.
Yeni bir kriz gelir mi?
Paçacı: Tabii krizin tarifi önemli. Daha önce döviz kurlarındaki yükselmeyi kriz olarak algılıyorduk. Ancak şu anda esnaf krizin içerisinde. Hem de çok ciddi bir kriz içerisinde. Türkiye'de döviz kurları gerçekten bir baskı altında. Dışarıdan para gelmediği taktirde bu baskı yavaş yavaş ortadan kalkacaktır. Sizin, bizim, halkın anladığı anlamda bir kriz de söz konusu olabilir. Bu ihtimal her geçen gün de artıyor.
Emin Pazarcı / Mynet <******>******>
İster Ücretsiz Canlı Veri İzle
Ödüllü 1. Ekoİzle Sanal Portföy Yarışması Flex Health Club sponsorluğunda 10 Nisan – 9 Mayıs arasında gerçekleşiyor. 1 ay sürecek ve her ay tekrarlanacak bu yarışmaya katılmak çok kolay. www.ekoizle.com sayfamızdan üye olun, hemen portföyünüzü oluşturmaya başlayın, anlık durumu takip edin.
BİRDEN FAZLA KAYIT YAPTIRANLARA KAZANDIKLARI ÖDÜLLERDEN SADECE 1 ÖDÜL VERİLECEKTİR İMKB VE DÖVİZ PARİTE İŞLEMLERİ YAPABİLİRSİNİZ BUNUN İÇİN HİSSE LİSTESİ VE DÖVİZ PARİTE KURLARI BÖLÜMÜNDEN AL SAT BUTONLARINI KULLANINIZ
IMKB, DÖVİZ-PARİTE, DÜNYA ENDEXLERİ, VOB SÖZLEŞMELERİ, EMTİALAR, TAHVİL, BONO, REPOLAR CANLI VERİ BÖLÜMÜMÜZDEN YAPTIGINIZ VE ARAŞTIRDIGINIZ İŞLEMLER SİZE SANAL DÜNYADA HEDİYELER KAZANDIRSIN
9 Mayıs seans sonu itibariyle en yüksek portföy değerine sahip ilk 3 kişinin kazanacağı ödüller;
Birinci 1,154 YTL değerinde Fujitsu Siemens V5535 Dizüstü Bilgisayar * Özellikleri : Intel Core Duo T2370 1,73GHz, 1GB RAM, 120GB SATA HDD, 15.4" LCD ekran, Linux Notebook, Seri No: YKDA184896
İkinci 700 YTL değerinde 3 aylık Flex Health Club Fitness ve Tenis Üyeliği *
 '
CHP
lideri Deniz Baykal, Başbakan'a yönelik ağır eleştirilerini MYK'da da
sürdürdü. Erdoğan'ın türban açıklamasını "meydan okuma" olarak
niteleyen Baykal, "Türban siyasal simge olarak Anayasa'ya girerse
Türkiye çağdaş laik yaşamdan bütünüyle uzaklaşır. Bu Türkiye'nin
kadınlarını Anayasal zorlama ile tesettüre sokan, erkek egemen toplum
haline geldiğini gösterir. Türbanın kadın özgürlüğü ile ilgisi yoktur,
erkeklerin dayatmasıdır" diye konuştu.

Enselerinden tek kurşunla vurulan sevgilileri Güneş-Mehmet Şen çiftinin
vurduğu belirlendi. Cinayeti itiraf eden Güneş Şen, "Arkadaşım Ayşen
beni fuhuşa zorluyordu. Bana ’Kalitesiz fahişe" deyince kocam kızıp
tabancasını ateşledi" dedi.
KONYA’da üniversite öğrencisi Ferhat Korucu (20) ve sevgilisi Ayşen
Mamuş’u (26) yatak odasında enselerinden vuran Mehmet Şen (22) ile
garson eşi Güneş Şen (28) adliyeye sevk edildi. Eşi Mehmet Şen ile
birlikte verdiği ifadede suçu itiraf eden Güneş Şen, Korucu’nun öldüğü,
Mamuş’un ise yaralı kurtulduğu olayı şöyle anlattı: "Ayşen Mamuş’la
aynı birahanede garson ve konsomatrislik yapıyorduk. Ayşen’in fuhuş
yaptığını biliyordum. 3 kez de beni fuhuş ortamına sokmuştu. Daha sonra
Mehmet ile evlendim. Bu ortamlardan uzak kalmak istiyorum. Ancak, Ayşen
sürekli beni fuhuşa zorluyordu. Olay günü konuşmak için Ayşen’in evine
gittik. Burada tartıştık. Bana ’Kalitesiz fahişe’ diye bağırdı. Bu söz
üzerine kızan kocam silahını çıkarıp önce Ayşen’e ateş etti. Ardından
da Ferhat müdahale etmek isteyince onu vurdu." Cinayetin ardından
yürüyerek evden çıkıp saklandıkları eve gittiklerini söyleyen
Güneş-Mehmet Şen tutuklandı.

KADIN TEĞMENİN LAPTOPUNDAKİ ÇIPLAK FOTOĞRAFLARI İNTERNETE SIZINCA ORTALIK KARIŞTI...
Kadın teğmenin laptopundaki çıplak fotoğrafları internete sızınca Genelkurmay 'Onun özel hayatı, bizi ilgilendirmez' dedi ama...
Şilili kadın teğmenin laptopundaki çıplak fotoğrafları internete
sızınca Genelkurmay "Onun özel hayatı, bizi ilgilendirmez. Ama ordu
laptopunu bu amaçla kullanamaz" diyerek askeri açığa aldı.
Güney Amerika ülkesi Şili'de Marisol Vargas isimli kadın teğmenin
sevgilisiyle birlikte çekilen çıplak fotoğrafları dizüstü
bilgisayarından çalındı. Fotoğraflar önce kuvvet mensuplarının
e-maillerinde dolaştı. Daha sonra da internete sızdı. Basın, olayı
ortaya çıkarınca 23 yaşındaki kadın asker açığa alındı. Ülkede gündeme
oturan skandala en sonunda Genelkurmay el koydu. Fotoğrafların iki
insanın özel hayatı olduğunu, teğmenin bu nedenle suçlu olmadığını
belirten Genelkurmay Başkanı General Izurieta, "Bilgisayar Vargas'a
ordu işlerinde kullanılması için verildi, özel işleri için değil. Bu
yüzden açığa alındı" diye konuştu. Ordu ayrıca fotoğrafların sızmasını
"hırsızlık" olarak değerlendirdi ve sorumlunun bulunması için
soruşturma başlattı. (
|