Google, dünyada ve Türkiye'de 2008 yılının en çok aranan terimlerini duyurdu.
Google Türkiye'den yapılan yazılı açıklamada, Google'nin her gün arama motoruna yazılan milyonlarca sorguya dayanarak derlediği internet ''Zeitgeist''ını (zamanın ruhu anlamına gelen Almanca kelime) açıkladığı belirtildi.
Açıklamada, 2008 Türkiye listesinde sosyal ağ siteleri, oyun, video paylaşım sitesi ve dizi terimlerinin öne çıktığı bildirildi.
''Zeitgeist 2008: Türkiye'' basın sitesinde, Google'nin, arama sonuçlarını analiz ederek 2008 yılı içerisinde Türkiye'de internet kullanıcılarının en çok arama yaptıkları başlıklarla ilgili liste, grafik ve bilgileri bir araya getirdiği kaydedildi.
Sitede yer alan bilgilere göre, Türkiye'de en popüler 10 arama ''facebook'', ''oyun'', ''mynet'', ''youtube'', ''oyunlar'', ''msn'', ''indir'', ''tv'', ''hürriyet'' ve ''haber'' olarak sıralandı.
En hızlı yükselen aramalar, ''hi5'', ''facebook'', ''key'', ''netlog'', ''sahibinden'', ''dizi'', ''kurtlar vadisi'', ''kpss'', ''oyunlar 1'' ve ''vatan'' oldu.
Türkiye'den aranan ünlüler, Gülben Ergen, Serdar Ortaç, Tarkan, Demet Akalın, Ebru Gündeş, Hadise, Sibel Can, Gökhan Özen, Hülya Avşar ve Şahan iken, Türk dizileri ise ''Kurtlar Vadisi'', ''Kavak Yelleri'', ''Yaprak Dökümü'', ''Selena'', ''Asi'', ''Avrupa Yakası'', ''Arka Sokaklar'', ''Adanalı'', ''Binbir Gece'' ile ''Gece Gündüz'' şeklinde sıralandı.
Ekonomide, ''iş'', ''kariyer'', ''kredi'', ''altın'', ''para'', ''finans'', ''euro'', ''borç'', ''dolar'', ''banka'' en çok aranan kelimeler oldu.
Futbol takımları da, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor, Bursaspor, Sivasspor, Eskişehirspor, Ankaragücü, Kocaelispor ve Kayserispor şeklinde yer aldı.
Açıklamada, yıl sonu zeitgeist'ına ek olarak global, bölgesel, geçmiş ve şimdiki arama trendlerine bakış sağlayan başka araçların bulunduğu, ancak Google zeitgeist araçlarının, kesinlikle bireysel kullanıcıları teşhis etmek için kullanılamadığı, çünkü araştırmanın belli bir zaman içinde belirli sorguların ne kadar sıklıkta görüldüğünü gösteren anonim ve toplu dökümlerden yola çıkılarak sürdürüldüğü vurgulandı.
İnternetin en büyük sosyal iletişim sayfası Myspace, YouTube'a meydana
okuyacak hatta tahtından indirecek bir video izleme sitesi kurduğunu
duyurdu. Hâlihazırda amatör ve ev yapımı videoların veya haber
programları ile "webisodes" olarak bilinen seri halindeki video şovları
gibi profesyonel yapımların bulunduğu bir platform olma özelliğine de
sahip olan MySpace, henüz test aşamasında olan sitede kişisel video ve
televizyon şovlarına ağırlık verecek.
MySpace
Başkan Yardımcısı Jeff Berman, San Francisco'da yaptığı açıklamada
sitenin "Tıpkı NBC ve Fox gibi çalışacağını" söyledi. İnternet
kullanıcılarının iletişim kurmak için videoyu yolunu kullanmalarında
büyük bir patlama meydana geldiğini kaydeden MySpace Başkan Yardımcısı,
beta olarak hizmete başlayan video sitesinin başlangıçtan itibaren de 7
farklı dilde yayın yaptığını kaydetti. Sitenin kurucuları,
Amerika'da en fazla ziyaret edilen site ve dünyanın en popüler sosyal
iletişim ağı olan MySpace'in bu başarısını katlamayı umuyor. Site,
genellikle genç kullanıcıların kendi düzenledikleri sayfalarda
fotoğraf, günlük, video ve müzik paylaşımı yaptıkları bir forum olarak
çalışıyor.
MySpace, bu siteyle aynı zamanda video paylaşım
dünyasının yüzde 70'ini elinde bulundurarak tartışmasız kralı olan
YouTube'a meydana okumaya çalışacak. Medya istatistiklerine göre
MySpace.com'da video yayınlanmaya başladığı şubat ayından bu yana
YouTube'un istatistiklerini düşüş yaşanmıştı.
MySpace'in video izleme sitesi, www.myspacetv.com adresinden ziyaret edilebilir.
Milli
Eğitim Bakanlığı, e-okul Projesi kapsamında 14 milyon öğrencinin
bilgilerini elektronik ortama taşıyor. Şu anda 11 milyon öğrencinin
nüfus ve okul bilgileri elektronik ortama aktarıldı, diğer öğrencilerin
bilgileri de sisteme taşınıyor.
e-okul projesi ile veliler, öğrencilerin devam ve not bilgilerini internet üzerinden takip edebilecek.
Öğrencilerin
nakil işlemleri de elektronik ortamda yapılmaya başlandı. e-okul
projesi ile öğrenci bilgileri ve yer değişiklikleri anında sistemde
görülecek. Öğrencilerin adres, not ve devamsızlık bilgileri dahil tüm
bilgileri sisteme aktarılacak. Not defteri, devamsızlık, öğrenci
listesi gibi defter ve standart formlar internet üzerinden merkezî
bilişim sisteminde tutulacak.
Ayrıca öğrenci, veli ve öğretmenlerin tüm bilgileri
internetten takip etmesine imkan sağlanacak. Projenin oturmasından
sonra okullardan istatistikî bilgi alma ihtiyacı kalmayacak. Eğitim
Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen e-okul Projesi ile
okulların kullandığı, kâğıt ve deftere ihtiyaç kalmayacak. Bunun yanı
sıra, elektronik ortamda kayıt tutmaya yönelik farklı yazılımlar da
ortadan kalkacak.
Sonraki dönemlerde tüm sınav sonuç ve rehberlik
bilgileri yetkilendirme düzeyine göre öğrenci velisi tarafından
görülebilecek. Böylece öğrenci velisi, internet üzerinden çocuğunun
durumunu takip etme imkanına kavuşacak.
Türkiye'nin internet ile tanıştığı günün
15. yıldönümünde düzenlenen "İnternet Günleri" etkinliği çerçevesinde
gazeteciler internet medyasını masaya yatırdı...
Açılış konuşmasını Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım'ın yaptığı İnternet Günleri etkinliğine Sabah Gazetesi'nden
Bülent Denli, Hürriyet Gazetesi'nden Fatih Çekirge, İMD Başkanı Hadi
Özışık, Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, Türk Telekom Genel Müdürü
Paul Doany ve internetin önde gelen temsilcileri de katıldı.
İnternet medyası masaya yatırıldı
İnternet Yaşamdır ! İnternet medyası masaya yatırıldı
Türkiye'nin
internet ile tanıştığı günün 15. yıldönümünde düzenlenen "İnternet
Günleri" etkinliği çerçevesinde gazeteciler internet medyasını masaya
yatırdı...
Açılış konuşmasını Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım'ın yaptığı İnternet Günleri etkinliğine Sabah Gazetesi'nden
Bülent Denli, Hürriyet Gazetesi'nden Fatih Çekirge, İMD Başkanı Hadi
Özışık, Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, Türk Telekom Genel Müdürü
Paul Doany ve internetin önde gelen temsilcileri de katıldı.
İnternet
Günleri etkinliği çervevesinde düzenlenen ve moderatörlüğünü Sabah
Gazetesi başyazarı Mehmet Barlas'ın yaptığı "İnternet ve Medya"
panelinde internet medyasının bugünü ve geleceği ele alındı.
Sabah
Gazetesi İnternet Editörü Bülent Denli, doğru kullanılmaz ise internet
tehlikeli bir silaha dönüşebileceğine dikkat çekerek, "İnternet
medyasında iinsan hakları ve bireysel özgürlükleri bilen, bunları iyi
süzecek kapasiteli insanların çalışması gerekiyor" dedi.
İnternette
de ombutsmanlık müessesesinin hayata geçirilmesinin önemini vurgulayan
Denli, şöyle konuştu: "İnternet kullanıcısı eğitimli bir kitle.
İnternete içerik sağlayan kişiler son derece kapasiteli olmalı.
İnternet gazeteciliği yapacak isek mevcut gazetelerden daha kapasiteli
organizasyonlar yapmak durumundayız. Kaliteli insanla, kaliteli
internet diyorum."
Sabah Gazetesi İnternet Editörü Bülent Denli,
internet medyasında çalışanlara gazetecilik kimliği vermenin gerekli
olduğuna işaret etti.
Hukukçu Adem Sözüer de internet gazeteciliğiyle ilgili bir yasal düzenleme getirilmesinin önemine dikkat çekti.
Hürriyet
Gazetesi'nden Fatih Çekirge, gazetede yapılamayan pek çok şeyi
internette yapmanın mümkün olduğuna ve interaktiviteye işaret ederek,
"İnternet gazetenin ve televizyonun yapamadığını yapabiliyor.
Gazete-interneti karşısında gazetenin hiçbir şansı yok. İstediğiniz an
yenileyebiliyorsunuz" dedi.
Zaman Gazetesi'nden Ekrem Dumanlı
internetin bilgi çöplüğüne dönüşmesinden endişe duyduğunu dile
getirerek, "İnternetin sağlıklı bir yere gitmesi için çeşitli
düzenlemeler gerekiyor. Markalaşma çok önemli. Yarın ne söylendiği
kadar kimi söylediği ve markanın güvenilirliği büyük önem kazanacak"
açıklamasını yaptı.
Gazeteci yazar Nazım Alpman da internetin
gazeteciliğe etkisini vurgulayarak, "Gelecek internette. İnternet
gazeteciliğin ufkunu genişletti. Gelişen teknolojiler gazetecilere çok
iyi olanaklar sağlıyor" diye konuştu.
ÖDÜLLER DAĞITILDI
Öte
yandan İnternet Günleri etkinliği çerçevesinde Sabah Gazetesi Başyazarı
Mehmet Barlas'a, Sabah Gazetesi İnternet Editörü Bülent Denli'ye ve
hukukçu Adem Sözüer'e de internete katkılarından dolayı ödül verildi.
"ÇAYA ÇORBAYA NANE, LİMON NEYSE BİZİM İÇİN DE İNTERNET O"
Ulaştırma
Bakanı Binali Yıldırım, internetin suç aracı olarak kullanılmasına
müsaade etmeyeceklerini belirterek, ''Kimse bizi interneti zapturapta
almaya soyunmuş biri gibi görmesin. Bu, bu yönüyle (internet üzerinden
işlenen suçlar) bizim toplumumuzu, insanımızı, geleceğimizi tehdit eden
bir alandır'' dedi.
Yıldırım, İnternet Medyası Derneği
tarafından düzenlenen ''İnternet Günleri'' haftası etkinlikleri
çerçevesinde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, internetin çağın
icadı olarak nitelendirilebilecek önemde olduğunu vurguladı.
İnternet
sayesinde artık küresel bir köy olan dünyada bilginin çok rahat
dolaşabildiğine ve dışardan gelen bilgiler arasında kirlenen bilgilerin
de yer aldığına dikkat çeken Yıldırım, ''Çaya çorbaya nane, limon neyse
bizim için de internet o... Biz naneyi, limonu şifa için alırız.
İnternette şifa da var, yan tesirler de var. İkisini birbirinden
ayırmamız lazım'' diye konuştu.
Bakan Yıldırım, internetin suç
aracı olarak kullanılmasına müsaade etmeyeceklerini kaydederek, ''Bu
benim görevim değil. Bu toplumun her ferdinin görevidir. Kimse bizi
interneti zapturapta almaya soyunmuş biri gibi görmesin. Bu, bu yönüyle
bizim toplumumuzu, insanımızı, geleceğimizi tehdit eden bir alandır.
Bunu da şimdiden görmemiz lazım. Her zaman geç kalmayalım, bu sefer
erken davranalım dedik ve yola çıktık'' şeklinde konuştu.
İnternet
üzerinde ağırlıklı olarak dış kaynaklı, suç teşkil eden eylemlerin söz
konusu olduğunu ve çocuk istismarı, fuhuş, şans oyunları, kumar,
intihara yönlendirme, devletin birliğin ve beraberliğine yönelik bölücü
faaliyetler gibi suçların artık internet ortamına taşındığını belirten
Yıldırım, internetin özgürlüğünü kısıtlamadan suç oluşturmadan bunların
önlenmesi gerektiğini vurguladı. İNTERNET SUÇLARINA İLİŞKİN DÜZENLEME...
Bu
yönde bir adım attıklarını ve tehlike büyümeden, kapıyı çalmadan,
toplumu zehirlemeden bir şeyler yapmaya karar verdiklerini dile getiren
Yıldırım, konuya ilişkin bir düzenleme yaptıklarını ve bunun geçen
hafta Adalet Komisyonu'nda kabul edildiğini aktardı.
Yıldırım,
bu düzenlemenin Türk Ceza Kanunu'nda suç olarak tanımlanmış ve internet
ortamında işlenme kabiliyeti olan çocuk istismarı, pornografi, fuhuş,
kumar, sağlığa aykırı ürünlerin pazarlanması ve Cumhuriyet'in Kurucusu
Mustafa Kemal Atatürk aleyhine işlenen 6 suçu kapsadığını, söz konusu
suçların yüzde 96-99 arasının dış kaynaklı olduğunu, yüzde 1'in
altındaki suçların Türkiye'de işlendiğini söyledi.
Suç
oluştuktan sonra peşine düşüp mücadele etme şansı olmadığına işaret
eden Yıldırım, mücadelenin toplumsal bir uzlaşma çerçevesinde alınacak
tedbirlerle gerçekleştirilebileceğini vurguladı.
Binali
Yıldırım, düzenlemede suçların madde numarası ve suç türüyle ilgili
bütün detayları içerecek şekilde yer aldığına değinerek, bunu izleyecek
ve uygulayacak bir kurul oluşturulduğunu, kurulun Bakanlık bünyesindeki
internet kurulu ile müşterek çalışacağını, ayrıca internet, altyapı ve
içerik sağlayıcılar ile arama motorları gibi herkese sorumluluklar
verileceğini anlattı. Yıldırım, uygulamada tüm kimlik ve adres
bilgilerinin yer alacağını, suç bilerek ve niyetli bir şekilde
işleniyorsa kişinin sorumlu tutulacağını kaydetti. ''DIŞARDA ŞİRKETLEŞMİŞ 40 BİNİN ÜZERİNDE SİTE VAR''
Son
zamanlarda bu konuyla ilgili öne sürülen bazı fikirlerin yasayı
incelemeden, ''toptancı bir yaklaşımla'' dile getirildiğini aktaran
Yıldırım, şöyle devam etti:
''Yasanın isabetli uygulanıp
uygulanmaması toplum olarak duyarlılığımıza bağlı. Birlikte bu güzel
nimetin zararlı etkileriyle mücadele edeceğiz. Bu, internete sansür
değil, internet üzerinden işlenen suçlara karşı bir sansürdür. Bunu
özgürlük ile güvenlik arasına sıkıştırmak yönünde ne düşüncemiz oldu,
ne de buna alet olmayı düşündük. Gayet iyi niyetle hazırlanmış bir
şeydir. Toplumun bu yönde beklentisi vardır. Bebeklere yönelik
yapılanları hatırlayın, iğrenç bir hadisedir. Dışarda bu şekilde
profesyonel, şirketleşmiş 40 binin üzerinde site var. Bunlar hiçbir
engel tanımadan Türkiye'ye gelebiliyor. Biz öneri bekliyoruz. Her şeye
karşı çıkmayı zaten siyasette yapanlar var. Bilim adamlarının ise
öneri, alternatif getirmesi lazım. Hemen kırmızı kart göstermek
siyasetin üslubudur.''
Binali Yıldırım, internet haberciliğine ilişkin talep edilen yasal düzenlemenin de yapılacağını bildirdi.
''ARTIK TOPU, TÜFEĞİ OLAN DEĞİL BİLGİYİ KULLANAN ÖN ALACAK''
Bilgi
çağının en önemli özelliğinin artık silahı, topu, tüfeği olan ülkenin
değil bilgiye hakim olan ve bilgiyi kullanan ülkelerin ön almaya
başlaması olduğunu vurgulayan Yıldırım, Türkiye'de internet konusunda
2001 yılından sonra ciddi ilerleme kaydedildiğini söyledi.
Bakan
Yıldırım, ''Demek ki biz 1993 ile 2002 arasında biraz gevşek
davranmışız, gerekli çalışmaları yapamamışız. İnternet altyapısını
güçlendireceğimiz yerde, oturmuşuz (Türk Telekom kaç para eder, kim
alır) diyerek Türk Telekom üzerinde siyaset yapmışız ve bu arada
bilişim teknolojileri altyapısını ihmal etmişiz. 167 yıllık şanlı
tarihi olan bu kuruluşumuzun giderek klasik haberleşme hizmetleriyle
sınırlı kalmasını seyretmişiz'' şeklinde konuştu.
Türk
Telekom'un 2002'lerde internet iletişiminde altyapının öneminin farkına
vardığını ifade eden Yıldırım, ''İnternette patika yollar dönemi
Türkiye'de 10 sene sürmüş. 2003'ün başından itibaren internette
otoyollar dönemini başlatmış oluyoruz'' dedi.
''TOPLUM HAZIR, HAZIR OLMAYAN BİZLERİZ''
Geniş
bant internet erişimi, internet ve bilgisayar kullanımı konusunda
gelinen noktayı anlatan Yıldırım, Türkiye ve Türk insanının bilgi
toplumuna dönüşüm için hazır olduğunu vurgulayarak, ''Hazır olmayan
kim? Hazır olmayan bizleriz. Biz hazırlıksız yakalandık. 10 seneyi boşa
geçirdik. 1993-2002 arasını maalesef verimli kullanamadık. Şimdi de
(zamanımız yok) diyoruz. Ancak son 4 yılda yaşanan gelişmelerle, bilgi
iletişiminde ülkeyi Kuzey Afrika seviyelerinden Avrupa seviyelerine
çıkardık'' görüşünü aktardı.
İnternet konusunda Türkiye'nin daha
gidecek çok yolu bulunduğunu dile getiren Yıldırım, ''Artık bundan
sonra biz istemesek de, bu konuda mazeret üretmeye çalışsak da toplum
bizi zorluyor, gelişmeler bizi iteliyor, ülkemizin geleceği bizi
zorluyor. Bundan sonra gece gündüz demeden bilgi toplumuna dönüşüm için
gerekli çalışmaları tüm sektör oyuncularıyla birlikte gerçekleştirmemiz
lazım'' dedi.
Bakan Yıldırım, 2013 hedefinde, halkın yüzde
50'sinin işlerini zamandan ve mekandan bağımsız halde 7 gün 24 saat
yapabilir hale gelmesini amaçladıklarını kaydetti.
3. NESİL CEP TELEFONLARI...
2-3
yıl içinde nüfusun tamamı cep telefonu abonesi olursa şaşırmamak
gerektiğine işaret eden Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:''Bilgi
toplumuna geçişte en önemli hususlardan bir tanesi de 3. nesil cep
lisansıdır. En geç Haziran başında 3. lisansın ihalesini
gerçekleştiriyoruz.
Böylece sadece ses iletimi değil, daha
birçok katma değerli hizmetleri, veri iletimi, video, görüntü iletimi
gibi birçok şeyi yapabilir hale geleceğiz. Artık cep telefonu telefon
hizmeti dışında bizim yol rehberimiz olacak, maçları seyretmek,
istediğimiz filmleri izlemek için bizim televizyonumuz olacak. Cep
telefonu bizim sekreterimiz, yardımcımız, yatırımcımız olacak. Böyle
bir dünyaya gidiyoruz. İşin şakası yok. Her şey otomatiğe bağlanacak.''
DOANY:3. ve 4. GSM LİSANS SÜREÇLERİNDE SORUNLAR VAR
Bu
arada etkinlik çerçevesinde düzenlenen "Teknoloji Bizi Nereye
Götürecek" panelinde konuşan Türk Telekom Üst Yöneticisi (CEO) Paul
Doany, numara taşınabilirliğinin ve operatörlerin gelecekte ne
olacağını bilmesinin önemine işaret ederek, ''Numara taşınabilirliğinin
olmayacağını söylerseniz, bu iyi birşeydir. En azından ne olacağını
bilirler. Ama olacağı söylenir, sonra da olmazsa, bu sorun yaratır''
dedi.
Doany, telekom sektörünün geçmişte bazı güçlüklerle karşı
karşıya kaldığını belirterek, bu güçlükleri yenmede liderlik ve
kararlılığın, öngörülü davranmanın ve AB mevzuatına uygun
düzenlemelerin önemine değindi.
Doany, 3. ve 4. GSM lisans
süreçlerinde yaşanan sorunlar sonucunda 3. bir GSM operatörü olarak,
Türk Telekom'un yüzde 81 hissesine sahip olduğu Avea'nın kurulduğunu ve
bu süreçte hukuki berraklığın eksik olmasının ve operatörlerin
davranışlarının etkili olduğunu söyledi.
Telekom sektörünün
büyük yatırım gerektiren bir sektör olduğuna ve bugüne kadar mobil
sektörde en az 13-14 milyar dolar yatırım yapıldığına, 5 milyar dolar
lisans yatırımıyla birlikte toplam yatırımın neredeyse 20 milyarı
bulduğuna dikkati çeken Doany, geçmişteki hataları gelecekte
tekrarlamanın büyük talihsizlik olacağını kaydetti.
Doany,
örneğin Telsim'i satın alan kişilerin meşru bazı beklentilerine işaret
etmek istediğini belirterek, ''Numara taşınabilirliği meselesi önemli. Operatörlerin
gelecekte ne olacağını bilmesi gerekir. Numara taşınabilirliğinin
olmayacağını söylerseniz, bu iyi birşeydir. En azından ne olacağını
bilirler. Ama olacağı söylenir, sonra da olmazsa, bu sorun yaratır''
diye konuştu.
3G lisansı konusunda da benzer bir durum olduğunu
belirten Doany, bu konularda berraklık olmamasının herkes için sorun
yaratacağını dile getirdi. İNTERNETİN YAYGINLAŞTIRILMASI
Doany,
internet konusunda ise Türk Telekom'la rekabet etmek isteyenlerin bunu
rahatlıkla yapmasını sağlayacak düzenlemeler olduğunu ifade ederek,
bunun için operatörlerin yatırım yapması gerektiğini kaydetti.
Doany,
''Ama sektörde asgari düzeyde yatırım yaparak rekabet etmek isteyenler
var. Maalesef hayatta, bir tarafın yatırımı yapıp, diğer tarafların
sonuçları toplaması uygun bir durum değildir'' dedi.Turkcell'in de
benzer argümanları olduğunu aktaran Doany, yatırımın sonuçlarından
yararlanmak isteyen operatörlerin, bunun bedelini ödemeye hazır olması
gerektiğini söyledi.
İnternetin yaygınlaştırılması ve ülkedeki
her yurttaşın kullanımına sunulması konusunda çalışmaları bulunduğunu
belirten Doany, bu yıl sonunda 6,9 milyon ADSL portuna ulaşacaklarını,
4 milyon kırsal hattın ADSL'ye uygun hale getirilmesi çalışmalarına bu
Haziran ayında başlanacağını anlattı. Doany, düşük gelirli, erişim olanakları geniş olmayan kesimlere interneti ulaştırma konusunda çalışmaları bulunduğunu anlattı. VODAFONE:DEVLETİN İNTERNETİN HER YÖNÜNE KARIŞMASINI İSTEMİYORUZ
Vodafone
Genel Müdürü Atilla Vitai de Vodafone'un internet vizyonu hakkında
bilgi verdiği konuşmasında, internet geliştirme konusuna çok büyük para
yatırmayacaklarını belirterek, telekom sektöründeki insanların
görevinin, bu hizmetlerin verilmesini kolaylaştırmak olduğunu dile
getirdi. Vitai, yeni teknolojiler konusunda ise ''Herhangi bir
teknolojiyi öne çıkarmayacağız, piyasanın seçmesine izin vereceğiz,
müşterilerin hangi teknolojiyi istediklerine karar vermelerine olanak tanıyacağız ve bu da uygulamalarla ortaya çıkacak'' görüşünü aktardı.
İnternetin
giderek daha kişiselleşeceğini ve insanların genel hizmetler yerine
kendilerine özelleştirilmiş hizmetleri kullanmaya yöneleceklerini ifade
eden Vitai, insanların interneti ne için kullanıyorlarsa aynı şekilde
cep telefonlarını da o şekilde kullanmalarını sağlamaya çalıştıklarını
dile getirdi.
Sektördeki gelişimin, küresel eğilimin bir parçası
olduğuna işaret eden Vitai, ''Devletler bu alana çok hafif bir
müdahalede bulunmalıdır. Biz devletlerin internetin her yönüne
karışmasını istemiyoruz. Hukuki düzenlemeyi devlete bırakabiliriz ama
onun da asgari düzeyde olması gerekir'' diye konuştu.
CİLİV: TURKCELL, İLETİŞİM-TEKNOLOJİ ŞİRKETİ
Turkcell
Üst Yöneticisi (CEO) Süreyya Ciliv ise, Turkcell'e geçmesinde,
Türkiye'nin teknoloji dünyasında nasıl ileriye gideceği konusundaki düşüncelerinin önemli rol oynadığını belirterek, internetin eşitleyici rolüne değindi.
İnternet
üzerinden çok farklı koşullarda insanların aynı bilgilere erişim
olanağına sahip olabildiğine dikkati çeken Ciliv, ''Turkcell olarak
kendimizi bir GSM operatörü olarak değil, bir iletişim-teknoloji
şirketi olarak tanımlıyoruz'' dedi.
Ciliv, gelirlerinin yüzde
15'ine denk gelen 700 milyon doları ses dışı servis ve data
transferlerinden elde ettiklerini ve bu oranın daha artmasını beklediklerini kaydederek, Ar-Ge'ye, teknokentlere, üniversitelerle işbirliğine büyük önem verdiklerini anlattı.
Avea
Genel Müdürü Cüneyt Türktan ise, mobil iletişim alanında son dönemde
kaydedilen gelişmelere değindiği konuşmasında, sırf teknolojiye
yatırımın yeterli olmadığını, tamamlayıcı unsurları da göz önünde
bulundurmak gerektiğini kaydetti.Müşteriye daha iyi hizmeti, daha ucuza
verebilmenin önemine işaret eden Türktan, erişim hızındaki artışın daha
karmaşık uygulamalar sunmaya imkan tanıdığını kaydederek, servis
kalitesi yanında fiyatın da büyük önem taşıdığını belirtti.
Gençlerde
kabiliyet ve zaman olduğunu, ancak para olmadığını, yetişkinlerde ise
tam tersi bir durum bulunduğunu belirten Türktan, bir jenerasyon
boşluğu bulunduğunu, teknolojiye ayak uydurabilecek, her üç kaynağa da
sahip jenerasyonların gelişmesi gerektiğini dile getirdi.